Sinema

Guy Foissy – Köprüdeki Adam

İnsana, özünü, yaşama amacını sorgulatan bu tiyatro sonunda daha yaşamaya değer, daha dolu bir hayata sahip olmaya çalışacağınızdan eminim.

İntihar etmeye kararlı bir adam ve onu durdurmanın peşinde olmayıp aksine onun ölümünden kendine malzeme çıkarmaya çalışan bencil, düşüncesiz bir gazeteci arasında geçen bu eser, özellikle repliklerindeki nükteler doğrultusunda bir çok gerçeği görmenizi sağlayacak. Basın aleminde dönen entrikalar, akıl oyunları, insan psikolojisindeki fark ettirmeden iz bırakan kötü etkileri karşısında aydınlanacaksınız.

Halk ne tür bir haber ister? Ne tür haberler ilgimizi çeker? Acınası insanların hayatlarını okumak bize içten içe zevk veriyor olabilir mi? Olumlu haberlerin okunma sayısıyla olumsuz olanların okunma sayısı neden bu kadar ters orantılı?

Kanımca kötü olaylar halkımızı besliyor. Bir olay paylaşıldıkça normalleşiyor, basitleşiyor. İnsanlar tecavüzleri, kadına karşı şiddeti, cinayetleri okudukça bunların onlar tarafından yapıldığı gibi kendileri tarafından da yapılabileceğini düşünüyor. Bu da bu tür üzücü olayların çoğalmasına sebep oluyor. İnsanları körüklüyoruz, fark etmeden bilinç altındaki dürtüleri destekliyoruz. Çünkü insan beyni basit kandırılan ama karmaşık olan bir yapıya sahiptir. Farkında olmadan gün içinde bir çok şeyi algılıyoruz ama sorsanız hatırlamayız. Bu tür olayların paylaşılması yerine bu tür olaylar hakkında bilinçlendirilmeliyiz.

Gel gelelim tiyatronun değindiği diğer bir konuya -birden fazla önemli konuya değinen bir eser olduğundan… Kendimize şu sorunun cevabını verebiliyor muyuz ”Niçin, ne uğruna yaşıyorum?”. Bir amacımız, ulaşmak için çabaladığımız bir şey var mı? Ya da başardığımız şeyleri sorsalar cevap verebilecek bir listeye sahip miyiz? Cidden bu hayatın hakkını verebilmek için, kendimiz için ne yaptık?

İyi bir iş sahibi olmak için okuyor; iyi bir ev, araba sahibi olmak için iyi bir iş sahibi olmaya çalışıyoruz. Hayattaki amaç ve araçlarımızın farkında mıyız? Ev barınabilmek için bir araçtır. Gıda hayatta kalabilmek için. Araba bir yerden bir yere gidebilmek için bir araçtır. Araçları amaç yaptığımızın farkında mıyız? Peki bütün bunlar araç ise amaçlar neler olmalı? Benim naçizane görüşüm; hayatı dolu dolu yaşamak, anılar edinmek, dostluklar edinmek, başarılar edinmektir hayattaki amaç. İnsanlara yardım etmek, mutlu etmektir. Anın tadını çıkarmak, sürekli gelecek için çabalamamaktır. Örnekler çoğaltılabilir…

Bütün bunları göz önünde bulundurunca pek bir boş yaşadığını anlıyor insan. Bu da dünyanın lanet düzeni olsa gerek. En azından bir yerlerden başlamak, ufkunuzu genişletmek için Köprüdeki Adam’ı kesinlikle tavsiye ediyorum. Dolu dolu yaşamanız dileğiyle…

Sizin Düşünceniz Nedir?